Asuman Sübay Röportajı

“Kukla Sanatı” konulu dizime Su Sanat’ın sahibi Asuman Sübay ile yaptığım röportajla devam ediyorum. Asuman Hanım, Taksim, Tünel’deki güzel atölyesinde, hem güzel kuklalar yapıyor, hem de öğrencilerini yetiştiriyor. Pek çok farklı tekniğin öğretildiği dersleri hayatında fark yaratacak bir hobi arayan herkese tavsiye ediyorum. Bir şeyler öğrenmenin yanında bu sıcak mekanda, böyle tatlı bir hocayla çalışırken üzerinizdeki tüm gerilimi atacağınız düşünüyorum.

Asuman Sübay ile ilgili daha fazla bilgiye susanat.com adresinden ulaşabilirsiniz.

asuman sübay

Asuman Sübay, ben ve benim seramik takılarım

Azime Özgen: Kukla sanatıyla ilgilenmeye ne zaman başladınız? Şu anda hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz?

Asuman Sübay: “Sahne dekorları ve kostüm tasarımı” bölümünde okudum. Üç bölüm birden okuduk. Son altı ayda ayrılıyoruz, ben kuklayı seçtim. Genelde arkadaşlarım iş bulup geçimlerini sağlamak için diğer bölümleri seçtiler. Kukla benim gibilere kaldı. Zaten küçüklüğümden beri ilgimi çekerdi. Sadece kukla da değil, insanların yüz ifadelerini incelemeyi severim, psikolojiye ilgim vardır. Kuklada da bunları kullanmak çok hoşuma gidiyor.

Azime Özgen: Bildiğim kadarıyla ülkemizde, akademik olarak kukla eğitimi sadece MSGSF, Sahne Dekorları ve Kostümü Bölümü‘nde veriliyor. Profesyonel olarak kukla sanatıyla ilgilenmek isteyenler için önereceğiniz alternatif eğitim kurumları nelerdir?

Asuman Sübay: İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi’nde ve Kocaeli Üniversitesi’nde, Sahne Sanatları Bölümlerinin içinde var.

Azime Özgen: Ama yine de koskoca ülkede çok az sayıda var. Bu sanatla ilgilenmek isteyenler için önereceğiniz başka eğitim kurumları var mı acaba?

Asuman Sübay: Eğitim kurumları olarak yok. Ama sergiler veya uluslararası festivallerde atölyeler açılıyor, çok meraklılar takip edebilirler. Mesela öğrencilerimden biri, kurslarım için, buraya İzmit’ten geliyor. Hatta festival için işinden izin almaya çalışıyor. Yani gerçekten isteyenler bir yolunu bulurlar. İzmir’de, 2 günlük atölyeler olduğunu duymuştum, uzun süreli atölye bilmiyorum. Bir resim kursu gibi yaygın değil tabi.

Azime Özgen: Sizin gibi profesyonel eğitim veren olarak yok o zaman?

Asuman Sübay: Bebek gibi yapanlar var. Ama profesyonel olarak yapan duymadım. Benim okuldan arkadaşlarımın atölyeleri var ama eğitim verip vermediklerini bilemiyorum.

Azime Özgen: Konuyla ilgili yurt dışında eğitim almak isteyenler için hangi ülkeleri ve üniversiteleri öneriyorsunuz?

Asuman Sübay: Üniversite olarak bilmiyorum. İtalya ve Çek Cumhuriyeti kukla sanatında ilerlemiş ülkeler. Rusya öyle, aynı zamanda bebek de yapıyorlar. Oradaki kurslar muhakkak çok iyidir.

Azime Özgen: Sizce kukla yapımı ve oynatıcılığı bir arada mı yürütülmelidir yoksa farklı uzmanlık alanları mıdır?

Asuman Sübay: Ben sadece yapımı üzerine uzmanlaştım. Ama bir arada olması daha iyi tabi. Kimi insanın oynatmaya yeteneği oluyor, kimi insanın da el işlerine. İki yeteneğin bir arada olması zor ama olursa daha güzel olur tabi.

Aslında kukla oynatıcılığı biraz tiyatro sanatına giriyor. Benim mezun olduğum, MSGSF, Sahne Dekorları ve Kostümü Bölümü’nde kukla yapımı dersi veriliyor. Konservatuarda da oynatma üzerine dersler verilmesi lazım diye düşünüyorum.

asuman sübay

Turhan Selçuk’un kuklası

Azime Özgen: Aslında çok zengin bir kukla kültürümüz var. Osmanlı’nın son dönemlerine kadar geleneksel gölge oyunumuz Karagöz, mistik ve siyasi taşlama içeren metinleriyle yetişkinlere hitap ederken, sonrasında bir çocuk oyunu haline geldi ve giderek de önemini kaybetti. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Asuman Sübay: Karagöz, ipli kukladan daha fazla bizim kültürümüze ait bir değer. Bu oyunla insanlara mesajlar veriyor, gözlerinin açılması sağlanıyordu. Bunu karagözle de diğer kuklalarla da yapabilirsiniz. Bütün siyasetçiler gibi , bunu farkedip, yok etmeye çalıştılar.

Azime Özgen: Ülkemizin genelinde kuklanın çocuklara yönelik bir gösteri olduğuna dair bir algı var. Sizce de böyle mi? Dünyada bu konudaki genel fikirler nelerdir?

Asuman Sübay: Muhakkak ki değil, fakat kukla deyince insanların akıllarına çocuklar geliyor. Kuklalar psikolojide de kullanılan objelerdir. Mesela çocuklara bir şey anlatmak istediğin zaman kuklayla daha iyi anlatırsın. Anne baba çocuktan bir şey istediğinde çocuk yapmayabiliyor, fakat kuklayı konuşturup iletişime geçtiğinizde çocuk onu arkadaşı olarak görüp dediğini yapabiliyor.

Aslında tiyatro eserini mali nedenlerle ortaya çıkaramadığınız zaman, aynı şekilde minyatür olarak kuklalarla da sahneye koyabilirsiniz. Daha da ucuza gelir. Ama bence hak edilen değerde değil, eskiden de öyleydi zaten. Kuklada çok iyi değiliz. Bir tek Karagöz ve Hacivat’ımız var.

Bizde sekteye uğratılmış ama dünyada, Almanya’da olsun, İtalya’da olsun çok geliştirmişler. Hem yetişkinlere, hem çocuklara. Mesela Prag’da, kukla opera binası var, senelerden beri Mozart’ın eserleri vs. seslendiriliyor. Çocuklar klasik müziğe alışıyor, öyle bir eğitimin içinde kukla. Fakat bizde hiç öyle değil, festivaller sayesinde insanlar biraz tanıyabiliyor, o kadar.

kuklalar

Asuman Sübay ‘ın farklı tekniklerle hazırladığı kuklaları

Azime Özgen: Sizce Kukla Sanatçıları ülkemizde ve dünyada emeklerinin karşılığını maddi ve manevi olarak alabiliyorlar mı?

Asuman Sübay: Manevi olarak alıyorlar tabi ama maddi olarak alabildiklerini sanmıyorum. Tüm sanatçılar gibi…

Azime Özgen: Kukla sanatı hakkında söylemek istediğiniz başka şeyler var mı?

Asuman Sübay: Kukla sanatını ülkemizde çok bilinmiyor. Elimden geldiğince çok öğrenci yetiştirmeye çalışıyorum. Yapımı da çok zevklidir. Çeşit çeşit malzemeler kullanıyoruz. İnsanın kafasını çalıştıran, derdini unutturan bir şey. Hayal dünyanızla ilgili bir şey. Herkese tanıtabilsek çok güzel olur. Benim gibi kukla sever r

çok insan olsun isterim.

Okuldayken, Saim Bugay hocamdı. O da kukla atölyelerinin çoğalmasını çok isterdi. Ben de onun gibi düşünüyorum. Öğrencilerim de başkalarını yetiştirsin isterim. Aslında kuklalar, pek çok alanda kullanılabilir.

Azime Özgen: Size çok teşekkür ediyorum hocam.

asuman-subay5a

Asuman Sübay tasarımı, çok hoş bir hanım kukla

Not: “Kukla Sanatı” konulu mini dizime ait, diğer yazıları ve röportajları üzerlerine tıklayarak okuyabilirsiniz:

Türkiye’de ve Dünyada Kukla Sanatı

Geleneksel Gölge Oyunumuz Karagöz ve Hacivat

Emin Şenyer (Nam-ı diğer Hayali Saraç Emin) Röportajı

Cengiz Özek Röportajı

-Pınar Akpınar Röportajı