Nardugan Bayramı ve Ayaz Ata

Yine bu aralar iyice sardığım, mitoloji konulu bir yazıyla karşınızdayım. Ülkemizin bol kutuplu ve gerilimli şu son günlerinde yılbaşı kutlamaları karşıtı eylemler ve sosyal medya paylaşımları bu yıl iyice şiddetlendi. Hatta alt tarafı çocuklara hediye veren, sevimli bir simge olan Noel Baba, fena halde batının sömürgeciliği ve kapitalizmiyle özdeşleştirilen, korkunç bir sembol haline getirilmeye başlandı. Açıkçası bu konuda uzun uzun yazmayı da düşünmüyorum. Çünkü “isteyen istediğini giysin, istediğini kutlasın, istediğini içsin” gibi kısacık cümlelerin bütün sorunların çözümü olduğunu düşünüyorum, belki de benim zekamda bir sorun vardır. Tabi bu konuda tatmin olmayanlar için alternatif bir bakış açısı da sunabilirim, az sonra size anlatacağım Nardugan Bayramı ve soğuk tanrısı Ayaz Ata ile yılbaşı kutlamalarının öz kültürümüze ait bir değer olduğunu anlayacaksınız.

nardugan bayramı

Ayaz Ata

 Nardugan Bayramı, Orta Asya‘da, Ön Türkler tarafından 22 Aralık’ta kutlanırdı. Yılın en uzun gecesi olan 21 Aralık gecesi sonrası, gündüzlerin giderek uzaması, yani günün geceyi, aydınlığın karanlığı yenmesi nedeniyle bu gün seçilmiştir. Nardugan‘da, bölgeye özel Akçaçam Ağaçları süslenir, özel yemekler hazırlanır, yaşlılar ziyaret edilir ve kopuz çalıp eğlenilirdi.
Ön Türkler‘den Sümerler‘e ve Anadolu‘ya, oradan da Roma‘ya geçen bu geleneğin Noel‘in atası olduğu çok açıktır. Yani, başlangıçta kutlanan“güneşin doğuşu”dur. Daha sonra bu “İsa Peygamber’in doğumuna” atfedilmiştir.
Aynı şekilde, pek çok Orta Asya Mitolojisinde yer alan, soğuk tanrısı Ayaz Ata, gerek çocuklara hediyeler dağıtması, gerek de görünüşüyle, Noel Baba’nın öncülü olduğu kuvvetle muhtemeldir.
Genellikle Ay Tanrısı tarafından gönderildiğine inanılan Ayaz Ata, yakıcı soğuklara da ismini vermiştir.
Çok genç arkadaşlar bilmezler, bizim çocukluğumuzun yılbaşılarında, yaşlı bir adamın geçen yılı, genç bir adamın veya çocuğun da gelecek yılı temsil ettiği resimler olurdu. Ayaz Ata ve torunu Kar Kızı’nı yan yana görünce, bu resimler aklıma geldi. Alakası var mıdır, bilemiyorum.

nardugan bayramı

Ayaz Ata ve torunu Kar Kız

Sizinle paylaştığım bu bilgilerden, Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ‘ın katıldığı bir televizyon programı sayesinde haberim olmuştu ve çok etkilenmiştim. Hatta, üç yıl önce de, aralık ayı başında, seramik takı markam, Perivesh by Azime Özgen için Nardugan isimli bir koleksyon hazırlamıştım.

nardugan bayramı

Perivesh by Azime Özgen- Nardugan Koleksiyonundan, tek adet üretilmiş, kırmızı, seramik yüzük

Mitolojik hikayelerin geçmişte yaşayan toplumları anlamak için faydalı olmasının yanında eğlenceli ve bugünler için ilham verici olduğunu düşünüyorum. Bu yazıyı da keyif alacağınızı düşündüğüm için sizinle paylaştım. Yoksa, kutlamak istemeyenlere herhangi bir ısrarım olduğu düşünülmesini istemem.
2017 hepimiz için, sanatla ve neşeyle geçecek rengarenk bir yıl olur inşallah.
Sevgilerimle…

Hobi veya Profesyonel Olarak Takı Tasarımı -1

Takı tasarımı, 2000’li yılların başından beri popüler bir meslek ve hobi haline geldi. Ben de 2004 yılında, Pera Güzel Sanatlar Akademisi‘nde eğitim alıp, 3 yıl kadar kuyumculuk sektöründe çalışmıştım. (Yıllar sonra, seramik konusunda eğitim alıp kendi atölyemi açtıktan sonra, iki disiplini birleştirip Perivesh by Azime Özgen markasını yarattım.)

dokulu-seramik-taki-2

Dantel dokulu seramik yaka kolye- Perivesh by Azime Özgen

Bu yazıda sizlere boncuk ve benzeri objelerle yapabileceğiniz takılar ve bu malzemelerini alabileceğiniz yerler konusunda bilgilendirmeye çalışacağım. Mum kalıp, metal gibi daha profesyonel tekniklerden ise bir sonraki yazımda bahsedeceğim.
 Boncuklarla takı yapmak, evinizde de yapabileceğiniz çok zevkli bir hobidir. Hem kendi takılarınızı, hem de arkadaşlarınıza vereceğiniz hediyeleri çok ucuza mal edebilirsiniz.

takı tasarımı

Tahta boncuklar

Takı yapım teknikleriyle ilgili kitaplardan ve sitelerden yararlanabileceğiniz gibi, direkt bir ip veya deri kordon alıp zevkinize göre boncukları dizebilirsiniz. Hatta düğme, keçe, bitki tohumları gibi akla hayale gelmeyecek şeyleri kullanarak, kendi çılgın tarzınızı yaratabilirsiniz. (Benim seramik takı yapmam gibi.) Onedio‘da bulduğum bu galeriden faydalanacağınızı düşünüyorum.
Yazının başlarında “hobi” kelimesini kullandım ama takı tasarımı işinden kazanan bir çok insanın olduğunu da söylemem lazım. Yalnız bunu bir iş haline dönüştürmek dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. Tezgah kiraları bile bir hayli uçuk. Bir kaç yıl önce boğazdaki lüks bir semtte yapılacak 10 günlük festival için 5000 tl istendiğini duymuştum. İşlerinizi satması için konsinye olarak bir dükkana verdiğinizde de %30-50 civarı komisyon alıyorlar. Sonra rakibiniz de çok fazla var. Yine de umudunuzu kırmak istemem. Tabi ki içinizde, benden çok daha iyi satış teknikleri bulabilecekleriniz vardır.

takı tasarımı

Polimer kilden yaptığım takılar

İstanbul ve civarında yaşayan tasarımcılar olarak çok şanslıyız, neyse ki Eminönü isimli bir cennet var. Doğal taşlardan, tahta boncuklara, metal kolye uçlarından, deri kordonlara, kilitlerden, tellere ihtiyacınız olan her şeyi burada bulabilirsiniz. Size tarihi yarımadadaki , kendi alış-veriş yaptığım yerlerden kısaca bahsedeceğim. Umarım işinize yarar.

                                                                                 Marpuççu Han

marpuccu-han
Mısır Çarşısı‘nın Tahtakale Kapısı‘ndan çıkıp dümdüz yürüyün, ilk sola döndüğünüzde bu sekiz katlı han karşınıza çıkacaktır. 2000 yılına kadar elektronikçiler çarşısı olan bu binadaki dükkanların  artık tamamı takı malzemeleri satıyor.
Benim metal alerjim var. Müşterilerimin de bu konuda problem yaşayabileceğini düşündüğüm için sadece gümüş kaplama kilit ve aparatlar kullanıyorum. Anti-alerjik malzemeleri bulabildiğim için, alış-verişlerimde genellikle bu pasajı kullanıyorum. Tabi alerjiniz yoksa, nikel kaplı ve daha ucuz aparatlar satan dükkanları da bu pasajda bulabilirsiniz.
Camdan yapılmış kum boncukları, envai çeşit deri kordonları, örme tekniğine uygun telleri, çok şık ithal hediye kutularını, ve daha sayamayacağım bir çok güzel şeyi Marpuççu Han‘da bulabilirsiniz.
Takı yapımıyla uğraşmak istemeyenler de çok ucuz ve şık hazır takıları buradan alabilirler.

Güvener Pasajı:

guvener-pasaji
Yine Mısır Çarşısı‘nın Tahtakale çıkışından sonraki ikinci sağa döndüğünüzde Güvener Pasajı’nı kolayca bulabilirsiniz.
Bildiğim kadarıyla, Güvener Pasajı‘nda sadece nikel kaplı takı malzemeleri ve döküm kolye uçları var. (İpucu: Gümüş kaplamaya göre daha ucuz olan bu metale alerjiniz varsa, arkalarına oje sürerek kullanabilirsiniz.)
Bunun dışında pasajda tahta boncuklar, mıknatıslar, silikon tabancaları, nikah şekeri malzemeleri ve doğal taşlar bulabilirsiniz. Mesela, ben Simurg Koleksiyonu‘nda kullandığım kuş tüylerini buradan almıştım.
    Alibaba Doğaltaş:

alibaba-dogaltas
Tahtakale, Sabuncu Hanı Sokaktaki bu rengarenk dükkanda hem takı yapımında kullanabileceğiniz suni ve doğal değerli taşları bulabilirsiniz. Yine takı tasarımı yapmakla uğraşmak istemeyenler, hazır ve ekonomik pek çok takıyı buradan alabilirler.

                                 Çemberlitaş Tavuk Pazarı:
 Çemberlitaş‘ta, “Tavuk Pazarı” olarak bilinen bu sokakta A’dan Z’ye kuyumculukla ilgili her şey var. Bir sonraki yazımda size burayı ayrıntılı olarak anlatacağım.
2013 yılında, Nişantaşı‘nda, Galeri Eksen’de, karma bir takı sergisine katıldım. Serginin küratörü takılarımın kilit ve zincirlerinin kaplama değil hakiki gümüş olmasını istediği için buradan 925 ayar gümüş  malzemeler almıştım. Tabi fiyatlar diğerlerine göre bir hayli yüksekti. Örneğin o dönemde, nikel bir yüzük aperesi 30 kuruş, gümüş kaplama olanı 1 lira iken, 925 ayar gümüş apere 8 liraydı.